sanat haberleri
  Sanat Haberleri    

Paylaş  
Seydi Murat Koç // Teğet

12. Ocak 2011

Seydi Murat Koç // Teğet
Başlama Tarihi: 12 Ocak 2011 Çarşamba, 18:00
Bitiş Tarihi: 12 Şubat 2011 Cumartesi, 18:00
Mekan Ihlamour Sanat Galerisi
Seydi Murat Koç “TEĞET” sergisi 12 Ocak’da Galeri Ihlamour’da !

Dünya sosyo-kültürel, fiziksel, ekonomik, politik ve teknolojik dinamikler çerçevesinde değişmekte, kentsel alanlar da bu değişimin yansıdığı mekânlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihe tanıklık eden kent içindeki mekânlar toplumsal belleğimizi yansıtan ayrıcalıklı yapılar olarak değişim ve dönüşüm sürecinde korunmak zorundadır. Ancak bazen siyasi, sosyal ya da başka nedenlerden dolayı tahrip edilmekte hatta bazen yok edilmektedir.

Son günlerde Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’nin, önce “yıkım”, sonra “dönüştürme” girişimleri bu konuları yeniden gündeme getirmiş ve tartışmaya açmıştır. Sanatçıların, kültür insanlarının ve İstanbulluların AKM’ye sahip çıkma çabası, onun varlığını sürdürmesi ve geleceğe taşınması isteği bazen bir karikatürde bazen bir köşe yazısında bazen de bir ressamın tuvalinde karşımıza çıkmaktadır.

Çağdaş kentleşme içersinde tarih-kültür ve sanat ilişkisi ile İstanbul’u tanımlayan AKM, Seydi Murat Koç’un son çalışmalarının da konusu... Var olanları ortaya koyan, soran ama cevap vermeyen çalışmalar kent dönüşümünde yaşanan “kaos”u ortaya koyuyor. Kent üzerinden toplumsal bellek, dön/üş/üm ve “yok” olma gibi kavramları ele alan sanatçı, ‘TEĞET’ isimli sergisi ile 12 Ocak - 12 Şubat 2011 tarihlerinde Galeri Ihlamour’da izleyicilerle buluşacak.

TEĞET İLİŞKİLER

Dünya sosyo-kültürel, fiziksel, ekonomik, politik ve teknolojik dinamikler çerçevesinde değişmekte, kentsel alanlar da bu değişimin yansıdığı mekânlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihe tanıklık eden kent içindeki mekânlar toplumsal belleğimizi yansıtan ayrıcalıklı yapılar olarak değişim ve dönüşüm sürecinde korunmak zorundadır. Ancak bazen siyasi, sosyal ya da başka nedenlerden dolayı tahrip edilmekte hatta bazen yok edilmektedir.

Son günlerde Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’nin, önce “yıkım”, sonra “dönüştürme” girişimleri bu konuları yeniden gündeme getirmiş ve tartışmaya açmıştır. Sanatçıların, kültür insanlarının ve İstanbulluların AKM’ye sahip çıkma çabası, onun varlığını sürdürmesi ve geleceğe taşınması isteği son dönemde bazen bir karikatürde bazen bir köşe yazısında bazen de bir ressamın tuvalinde karşımıza çıktı.

Çağdaş kentleşme içerisinde tarih-kültür ve sanat ilişkisi ile İstanbul’u tanımlayan AKM, Seydi Murat Koç’un son çalışmalarının da konusu oldu... Var olanları ortaya koyan, soran ama cevap vermeyen çalışmalar kent dönüşümünde yaşanan “kaos”u konu ediyor. Kent üzerinden toplumsal bellek, dön/üş/üm ve “yok” olma gibi kavramları ele alıyor. Kavramları açıklarken ise mikro ölçekte yola çıktığı sorunlara tarihi olaylar üzerinden yakaladığı referanslar ile makro ölçeğe taşıyor. Örneğin, tüm dünyanın tarihi, politik ve ekonomik anlamda seyrini değiştiren 11 Eylül saldırısı kullandığı referanslardan biri. Global ölçekte kent, kent kimliği ve belleğe karşı terör kavramı ve bu terörün çeşitli açılarını görmek mümkün.

Seydi Murat Koç, çalışmalarında çağdaş sanatın var olma biçimlerinden “yeniden yorumlama”yı kullanıyor. Nicolas Bourriaud’un metinlerinde sıkça rastladığımız postprodüksiyon sanat üretimini akla getiren detaylar mevcut. Bilindiği gibi postprodüksiyon günümüz teknolojisinin bir üretim şekli olduğu gibi görsel sanatlarda da üretimin değişmez parçası haline gelmiştir. Çoğaltılabilen, montajlanan ve yeniden değerlendirilen sanatsal yaratımlar bugünün sanatı için vazgeçilmez var olma biçimleridir. Eduard Manet’in “Kırda Kahvaltısı” ile en iyi örneğini gördüğümüz yeniden yorumlama, Duchamp’ın “ready made” yani “pisuar”ı ile evrilmiş ve 21. Yüzyıl örneklerinde mixleme ile şekillenen yeni post üretimlerle çeşitlenmiştir.

Koç’un kent, kentsel dönüşüm ve sorunlarını ele aldığı çalışmalarında mitolojik kahramanları kullanarak bugünü anlatması, cennet cehennem kavramlarını günümüz kaos’u içinde alışık olduğumuz mekânlarda tanımlaması Nicolas Bourrriaud’un çağdaş önermelerine birer örnek olabilir.

Kent, kültürel değerlerin birleşimidir ve her kentin simgeleri olmuş bu değerleri yansıtan bazı yapıları mevcuttur. AKM binası da bunlardan biridir. Kent belleğine yerleşmiş, kentin kimliği ile bütünleşmiş önemli bir konuma sahiptir. Böylesine kentle bütünleşmiş bir yapının yok olması(edilmesi) fikri kent dokusunda silici bir dönüşüme işaret etmektedir. Oysa kent parçalarının geri dönüşümü veya rönesansı, onları korumak stratejisi ile yola çıkmayı gerektirmektedir. Değişen hükümetler, geliştirilen yeni politikalar, doğal süreçler ya da sayılabilecek daha birçok diğer sebepten zaman zaman şiddetle ele alınan bu konular, “olması gereken”ler ile “olacak”lar arasındaki teğet ilişkileri sanatçının resimlerinde görünür kılmaktadır.

Sevil DOLMACI

Öğretim Görevlisi

Yeditepe Üniversitesi

GSTMF

Plastik Sanatlar Bölümü

Kaynakça:

Arthur Danto (1998) After the End of Art, Bollingen Press.

Nicholas Bourriaud (2002) Postproduction, NY: Lukas&Sternberg.;

 
 Ihlamour Sanat Galerisi // Etkinlik Arşivi  
   
  Seydi Murat Koç // Teğet
  Serdar Akkılıç ilk kişisel sergisi

 
 
Mermer Denizi: Yakın Seyir
amber'10 Sanat ve Teknoloji Festivali
Peter Kogler "Halı"
Remo Salvadori ''Sürekli, Sonsuz, Şimdi Varolan''
Benim Pencerem / My Window
 

AKTÜEL

 
 
www.haberdaret.com (sanat haberleri | haberdar@ ) 2005- 2011 |  sanat haberleri   ersin dündar galeri internet